ilahi komedya'da, "hayat yolculuğumuzun ortasında, kendimi karanlık bir ormanda buldum" dediğinde dante, kitapta 35 yaşındaydı. cahit sıtkı ünlü şiirinde "yaş 35, yolun yarısı eder. dante gibi ortasındayız ömrün" diye dante'ye gönderme yaptığında ise 37.ne yazık ki, hayat dante'yi 56 yaşında; cahit sıtkı tarancı'yı ise 46 yaşında göt etti.
kardeşim doğduğunda 2, kardeşimi itersem kafasının bir yere çarpıp yarılabileceğini öğrendiğimde 4 yaşındaydım. hâlâ alnında bulunan şişlik, şu hayattaki kalıcı ilk eserimdir.
hoşlandığın kızı öpmeye çalıştığında tokat yiyebileceğini 6 yaşında, tokat yemenin bu uğurda göze alınabilecek bir şey olduğunu ise 16 yaşında öğrendim.
maradona'yı faal olarak futbol oynarken izlemem 7 yaşıma rastlar, jordan'ın uçtuğunu görmem 15. ki 15 yaş ali sami yen tribünleri ile tanıştığım yaştır. aynı tribünde only you bayrağı altında ayazda donacak olmam ise, bundan 10 sene sonra gerçekleşecektir.
ilk kasetim technotronic'i aldığımda 9, indiana jones son macera sinemada izlediğim ilk film olduğunda 10 yaşındaydım. aynı zamanda örümcek adam olmadığımı ve dolayısı ile süper güçlere sahip olmadığımı tecrübe ettiğim yaşlardan biridir 9.
halıya basıyor olmanın ne kadar büyük bir lüks olduğunu öğrenmem 25 yaşına rastlar. babayı özlemenin özlemlerinin en büyüğü, anne kokusunun ise parfüm olarak şişelenmesi gerektiğini düşünmem yine 25 yaşında teskeremi aldığım gün öğrendiğim bir şeydir.
18 yaşına basmanın hayattaki en önemli şey olduğunu düşünmem 17, çok da bir numarası olmadığını anlamam 19 yaşıma tekabül eder.
üniversite sınavını kazanamayışım 18, üniversiteden mezun oluşum 24 yaşıma denk gelir.
hayal kırıklığını en ağır yaşadığım yaş 23, yeryüzündeki en güzel şeyle tanışmam 24, içinde adının olduğu yüzüğün parmağımda ağırlık yapmaya başlaması 29'dur.
bugün tıpkı dante gibi hayat yolculuğumun neresinde olduğumu bilmiyorum. dante'nin aksine biliyormuş gibi artistlik de yapmıyorum. fakat geride bıraktığım 30 yılın bana ne kattığını çok iyi biliyorum. hayal kırıklığı, üzüntü, ölüm, doğum, keder, kaybetmek, kazanmak, umutsuzluk, umut, arkadaşlık, düşmanlık, kin, nefret, sevgi 30 yıl boyunca her neredeyse her yıl, hatta bazen her ay tecrübe ettiğim duygular. bana bu duyguları yaşatan herkese, ama istisnasız herkese geride bıraktığım 10950 gün için 10950 defa teşekkür ederim. bugünkü beni oluşturan şeyler bu yaşanmışlıklar ve buna sebep oldukları için hepsine minnettarım.
30 yaşında olmak beni kesinlikle üzmüyor. aksine önümdeki yıllarda daha çok şey tecrübe edeceğimi bilmek beni çok heyecanlandırıyor. eğer dante gibi ortasındaysak ömrün, ikinci yarısı da ilk yarısı gibiyse, çok çekişmeli, bol gollü bir maç seyredeceğiz demektir.
ve bugün 20 yaşında olan bir genci kesinlikle kıskanmıyorum. onun yerinde olasım yok.
çünkü jordan'nın kobe'den daha iyi olduğunu okumadım. gördüm. biliyorum.
çünkü hayatımın bir evresinde "asitçi misin, metalci misin?" sorusuna maruz kalmış bir adamım ben.
çünkü maradona'yı canlı izledim diyorum arkadaşım, hesap et işte.
3-0 öndeyim.
şimdi onlar düşünsün.



